Bal değildir. Polen değildir. Propolis değildir.
Arı sütü, genç işçi arıların salgı bezlerinden ürettiği; arı kolonisinde larvaların ve özellikle ana arının beslenmesinde kullanılan, kendine özgü yapıya sahip özel bir arı ürünüdür.
Kremsi yapısı, açık krem-sarı rengi, karakteristik ekşimsi tadı ve son derece kompleks doğal bileşimiyle diğer bütün arı ürünlerinden ayrılır.
OR-MAN Saf Arı Sütü, arı sütünü mümkün olduğunca doğal yapısını koruyarak tüketiciye ulaştırma anlayışıyla hazırlanır.
Gönderim aşamasında kullandığımız bal unu sistemi, klasik sıvı arı sütünün taşınmasında karşılaşılan nem ve stabilite sorunlarını azaltmaya yardımcı olan özel yaklaşımımızdır.
🐝 Ürün: Saf Arı Sütü
🐝 Uluslararası adı: Royal Jelly
🐝 Kaynağı: Apis mellifera işçi arıları
🐝 Ürün formu: Doğal arı sütü
🐝 Tat profili: Ekşimsi, hafif keskin ve karakteristik
🐝 Koku profili: Kendine özgü, hafif asidik
🐝 Önemli kalite bileşeni: 10-HDA
🐝 Doğal bileşenler: MRJP proteinleri, özgün yağ asitleri, doğal şekerler, aminoasitler ve mineraller
Arı sütü, genç işçi arıların özellikle hipofaringeal ve mandibular bezlerinden salgılanan doğal bir arı ürünüdür.
Arı kolonisindeki genç larvaların beslenmesinde kullanılır.
Ana arı olacak larva ise gelişim süreci boyunca yoğun biçimde arı sütüyle beslenir.
Yetişkin ana arının beslenmesinde de işçi arılar tarafından üretilen taze salgılar önemli rol oynar.
Bu nedenle arı sütü sıradan bir bal veya arı besini değil; kovanın biyolojik organizasyonunda özel bir görevi bulunan salgısal bir arı ürünüdür.
Hayır.
Tamamen farklı iki arı ürünüdür.
Arıların çiçek nektarlarını veya bitkisel salgıları toplayıp işleyerek hazırladığı karbonhidrat ağırlıklı bir arı ürünüdür.
Genç işçi arıların bezlerinden salgılanır.
Protein, su, özgün yağ asitleri ve farklı doğal bileşiklerden oluşan kremsi bir üründür.
Bu nedenle arı sütü;
balın bir çeşidi değildir.
Taze arı sütü yüksek su içeriğine sahip oldukça kompleks bir üründür.
Doğal yapısında genel olarak;
• Su
• Proteinler
• Doğal şekerler
• Özgün yağ asitleri
• Aminoasitler
• Mineraller
• Vitaminler
• Fenolik bileşikler
bulunur.
Arı sütünün protein fraksiyonunun önemli bölümünü Major Royal Jelly Proteins – MRJP adı verilen karakteristik proteinler oluşturur.
Bunlar arasında;
• MRJP1
• MRJP2
• MRJP3
• MRJP4
• MRJP5
başta olmak üzere farklı MRJP proteinleri bulunmaktadır.
Arı sütü denildiğinde en önemli kalite göstergelerinden biri 10-HDA'dır.
Tam adı:
10-Hidroksi-2-Dekenoik Asit
olan bu bileşik, arı sütünün karakteristik yağ asitlerinden biridir.
10-HDA'nın arı sütü dışında doğada oldukça sınırlı bulunması nedeniyle arı sütünde;
• Kimlik doğrulama
• Kalite değerlendirmesi
• Standardizasyon
çalışmalarında önemli bir gösterge olarak değerlendirilir.
Ancak arı sütü yalnızca 10-HDA'dan oluşmaz.
MRJP proteinleri, diğer yağ asitleri, aminoasitler, doğal şekerler ve mikro bileşenlerle birlikte son derece kompleks bir doğal yapıya sahiptir.
Bu konu OR-MAN Saf Arı Sütünün gönderim yöntemini anlamak açısından çok önemlidir.
Arı kovanında gerçekten bir buzdolabı yoktur.
Ancak burada sık yapılan bir yanlış anlaşılma vardır:
Arılar arı sütünü kovanda aylarca depolamazlar.
Arı sütü işçi arılar tarafından sürekli olarak taze üretilir ve larvalara veya ana arıya kısa süre içerisinde verilir.
Yani tabiatın sistemi;
üret → taze kullan → yeniden üret
şeklinde çalışır.
Arı sütü kovanda balın içerisine konularak uzun süre muhafaza edilmez.
Ticari arıcılıkta ise durum farklıdır.
Arı sütü kovandan alındığı anda artık doğal üretim-tüketim döngüsünden çıkar.
Yüksek su içeriği nedeniyle zaman içerisinde;
• Protein yapısı
• Aroma
• Renk
• Fiziksel yapı
• Bazı biyokimyasal özellikler
değişebilir.
Bu nedenle klasik taze arı sütlerinin büyük bölümü soğuk zincirle gönderilir.
İşte bizim yöntemimizin farkı burada başlar.
OR-MAN Saf Arı Sütünün gönderim aşamasında bal unu kullanılmaktadır.
Bunun amacı arı sütünü kimyasal bir koruyucuya maruz bırakmak değil; yüksek nemli hassas yapının taşınma sırasında daha kontrollü bir ortamda kalmasına yardımcı olmaktır.
Bal ve bal bazlı düşük nemli sistemlerin arı ürünlerinin korunmasında kullanılmasının temelinde birkaç önemli fiziksel özellik vardır:
Arı sütü yüksek oranda su içerir.
Düşük nemli bir taşıyıcı ortam, ürün çevresindeki serbest nem yükünün kontrol edilmesine yardımcı olur.
Balın yüksek şeker konsantrasyonu ve düşük su aktivitesi birçok mikroorganizmanın gelişmesi açısından elverişsiz bir ortam oluşturur.
Bal bazlı stabilizasyon sistemlerinde amaç sentetik bir koruyucu eklemek yerine arı ürünleriyle uyumlu doğal bir taşıyıcı ortam oluşturmaktır.
Özellikle kargo sırasında meydana gelebilecek kısa süreli sıcaklık değişimlerinde ürünün doğrudan yüksek nemli saf fazda taşınmasına kıyasla daha kontrollü bir ortam oluşturulabilir.
Klasik taze arı sütü yüksek su içeriği nedeniyle soğuk zincire ihtiyaç duyar.
Biz ise gönderim aşamasında bal unu ile stabilizasyon yönteminden yararlanıyoruz.
Bu yöntem;
arı sütü + düşük nemli bal bazlı ortam
mantığıyla ürünün taşıma sürecindeki hassasiyetini azaltmayı hedefler.
Bu yaklaşım, dünyada kullanılan;
• Bal ile arı sütü stabilizasyonu
• Düşük nemli taşıyıcı sistemler
• Liyofilizasyon
• Mikroenkapsülasyon
gibi arı sütü koruma teknolojileriyle aynı temel probleme cevap verir:
Arı sütünün yüksek su içeriğini ve çevresel koşullara karşı hassasiyetini kontrol altına almak.
Bal unu bir kimyasal koruyucu değildir.
Çin dünya arı sütü üretiminin en önemli merkezidir.
Arı sütünü yalnızca üretmek değil, hasattan sonra kalite kaybını azaltmak için;
• Hızlı soğutma
• Dondurma
• Liyofilizasyon
• Toz arı sütü üretimi
• Nem kontrollü taşıma
• 10-HDA standardizasyonu
gibi farklı teknolojiler uzun süredir uygulanmaktadır.
Özellikle liyofilize arı sütü, yani suyu düşük sıcaklık ve vakum altında uzaklaştırılmış arı sütü, soğuk zincir ihtiyacını azaltmak amacıyla kullanılan en bilinen yöntemlerden biridir.
OR-MAN'ın bal unu yaklaşımı liyofilizasyonla aynı işlem değildir; ancak aynı temel prensiplerden birinden yararlanır:
ürünün yüksek nemli hassas yapısını daha stabil bir forma taşımak.
Hayır.
Doğal ürünlerde “hiç bozulmaz” şeklinde bir ifade doğru değildir.
Bal unu taşıma ve ürün stabilitesine yardımcı olsa da;
• Uzun süreli yüksek sıcaklık
• Doğrudan güneş ışığı
• Oksijen
• Nem
• Uygun olmayan saklama koşulları
arı sütünün kalitesini zaman içerisinde etkileyebilir.
Bu nedenle ürün elinize ulaştıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmesi en doğru uygulamadır.
Uzun süre kullanılmayacak kapalı ürünler için etiket üzerindeki saklama talimatları esas alınmalıdır.
Arı sütü oldukça yoğun ve karakteristik bir arı ürünüdür.
En sade kullanım şekli ürünün küçük miktarda doğrudan tüketilmesidir.
Ayrıca;
• Bal
• Yoğurt
• Kefir
• Süt
• Tahin
• Pekmez
• Smoothie
• Meyve püresi
gibi farklı gıdalara eklenebilir.
Yüksek sıcaklıktaki yiyecek ve içeceklere eklenmesi önerilmez.
Arı sütünün protein yapısını ve karakteristik bileşenlerini mümkün olduğunca korumak için soğuk veya ılık tarifler tercih edilmelidir.
Arı sütü küçük miktarda doğrudan tüketilebilir.
Kendine özgü ekşi ve hafif keskin bir tada sahiptir.
Ürün etiketinde belirtilen porsiyon miktarı esas alınmalıdır.
Küçük miktardaki arı sütü dil altına alınarak kısa süre bekletilebilir ve ardından yutulabilir.
Bu yöntem geleneksel arı sütü kullanım biçimlerinden biridir.
Arı sütünü doğal bal içerisine karıştırabilirsiniz.
Bal, arı sütünün ekşimsi ve keskin tadını önemli ölçüde yumuşatır.
Karışımı tüketilecek miktar kadar taze hazırlamak pratiktir.
Bir miktar bala;
• Arı sütü
• Arı poleni
eklenebilir.
Arı ürünlerini aynı tarifte bir araya getiren klasik karışımlardan biridir.
Bal içerisine;
• Arı sütü
• Gıdada kullanıma uygun propolis ürünü
eklenebilir.
Her ürün kendi etiket kullanım miktarına göre kullanılmalıdır.
Bal içerisine;
• Arı sütü
• Polen
• Propolis
• Bal
bir arada kullanılabilir.
Arı ürünlerine hassasiyeti bulunan kişilerin bu tür çok bileşenli karışımları kullanmaması gerekir.
Bir kase doğal yoğurda küçük miktarda arı sütü ekleyiniz.
İyice karıştırınız.
Arı sütünün keskin tadını daha yumuşak tüketmek için pratik bir yöntemdir.
Bir kase yoğurda;
• Arı sütü
• 1 çay kaşığı bal
eklenebilir.
İsteğe göre cevizle tamamlanabilir.
Bir bardak soğuk veya oda sıcaklığındaki kefire arı sütü ekleyiniz.
İyice karıştırarak tüketiniz.
Blender içerisine;
• Kefir
• Muz
• Arı sütü
ekleyebilirsiniz.
Muzun doğal tatlılığı arı sütünün ekşimsi tadını dengeler.
Arı sütü soğuk veya hafif ılık süte karıştırılabilir.
Kaynar veya çok sıcak süt kullanılmamalıdır.
Soğuk veya hafif ılık süte;
• Bal
• Arı sütü
ekleyebilirsiniz.
Soğuk süte;
• Saf kakao
• Arı sütü
• İsteğe göre bal
ekleyerek blenderdan geçirebilirsiniz.
• Muz
• Yoğurt veya kefir
• Arı sütü
blenderdan geçirilir.
• Çilek
• Böğürtlen
• Yaban mersini
• Yoğurt
• Arı sütü
ile soğuk smoothie hazırlanabilir.
Elma, yoğurt ve tarçını blenderdan geçiriniz.
Arı sütünü blender işleminin sonunda ekleyip kısa süre karıştırınız.
Havuç ve elmayla hazırlanan soğuk içeceğe arı sütü eklenebilir.
Yulafı hazırlayıp tamamen soğumasını veya ılımasını bekleyiniz.
Üzerine;
• Arı sütü
• Yoğurt
• Meyve
• Ceviz
eklenebilir.
Akşamdan;
• Yulaf
• Yoğurt veya süt
• Chia tohumu
• Meyve
karışımını hazırlayınız.
Arı sütünü tüketmeden hemen önce ekleyiniz.
Bir olgun muzu eziniz.
Arı sütünü muz püresine karıştırabilirsiniz.
Tatlı aroma arı sütünün karakteristik ekşiliğini dengeler.
Ev yapımı şekersiz elma püresi tamamen soğuduktan sonra içerisine arı sütü eklenebilir.
Bir miktar tahin ve balı karıştırınız.
Ardından arı sütünü ekleyiniz.
Isıtma işlemi uygulanmamalıdır.
Küçük miktarda;
• Dut pekmezi
• Üzüm pekmezi
veya
• Keçiboynuzu pekmezi
ile arı sütü karıştırılabilir.
Tahin ve pekmez karışımına arı sütü eklenebilir.
Arı sütü eklendikten sonra karışım ısıtılmamalıdır.
Tercih edilmez.
Arı sütü;
• Proteinler
• Peptitler
• Enzimatik yapılar
• Isıya duyarlı farklı bileşenler
içeren hassas bir üründür.
Bu nedenle kaynar çay, kahve veya süt içerisine doğrudan eklemek yerine içeceğin ılık seviyeye kadar soğumasını beklemek daha doğru bir kullanım yaklaşımıdır.
Taze arı sütünün yaklaşık üçte ikisine yakın bölümü sudur.
Bu yüksek su içeriği;
• Biyokimyasal reaksiyonların
• Protein değişimlerinin
• Oksidatif süreçlerin
• Mikrobiyolojik bozulma riskinin
kontrol edilmesini gerekli hale getirir.
Bu nedenle sıcaklık ve ışık arı sütü kalitesinin korunmasında önemlidir.
Yüksek su içerir.
En hassas formdur ve soğukta muhafaza edilmesi gerekir.
Arı sütündeki su düşük sıcaklık ve vakum altında uzaklaştırılır.
Toz forma gelir ve taze ürüne kıyasla daha stabil hale gelir.
Bal veya düşük nemli bal bazlı taşıyıcılar kullanılarak ürünün çevresindeki su aktivitesi ve stabilitesi kontrol edilmeye çalışılır.
OR-MAN gönderim yönteminde bal unu yaklaşımı kullanılmaktadır.
Arı sütünü ilginç kılan konulardan biri ana arının yaşam döngüsündeki rolüdür.
Ana arı olacak larva gelişim sürecinde yoğun biçimde arı sütüyle beslenir.
İşçi arılar ise yetişkin ana arıyı da özel salgılarla beslemeye devam eder.
Bu durum arı sütünün kovan biyolojisindeki önemini gösterir.
Ancak ana arının boyutu, yaşam süresi veya üreme kapasitesini tek başına tek bir arı sütü bileşenine bağlamak bilimsel olarak aşırı basitleştirme olur.
Arı kolonisi son derece kompleks biyolojik ve genetik mekanizmalara sahiptir.
Profesyonel arı sütü kalite değerlendirmesinde yalnızca rengine veya tadına bakılmaz.
Özellikle;
• 10-HDA miktarı
• Nem oranı
• Protein miktarı
• Şeker profili
• Asitlik
• Mikrobiyolojik kalite
• Duyusal özellikler
• Saklama koşulları
değerlendirilebilir.
10-HDA analizi arı sütü kalite kontrolünde kullanılan en önemli laboratuvar parametrelerinden biridir.
Gerçek arı sütü şeker gibi tatlı değildir.
Doğal arı sütü;
• Ekşimsi
• Hafif acımsı
• Keskin
• Asidik
• Kendine özgü
bir tada sahiptir.
Bu karakteristik tat, ürünün doğasından kaynaklanır.
Arı sütünün bal gibi tatlı olmasını beklemek doğru değildir.
Tadını yoğun bulanlar ürünü bal veya yoğurtla birlikte kullanabilir.
• Doğal arı sütüdür.
• Kovanın en özel arı ürünlerinden biridir.
• MRJP grubu karakteristik arı sütü proteinlerini içerir.
• 10-HDA karakteristik kalite bileşenlerinden biridir.
• Kendine özgü doğal yağ asitleri içerir.
• Karakteristik ekşi ve keskin tada sahiptir.
• Gönderimde bal unu stabilizasyon yaklaşımı kullanılır.
• Kimyasal koruyucu kullanılmaz.
• Bal ile birlikte tüketilebilir.
• Polen ve propolisle kombine edilebilir.
• Yoğurt ve kefire eklenebilir.
• Soğuk smoothie tariflerinde kullanılabilir.
• Farklı kahvaltılık tariflere eklenebilir.
• Yüksek sıcaklığa maruz bırakılmadan kullanılabilir.
Arı sütü hassas bir doğal üründür.
Ürün teslim alındıktan sonra buzdolabında muhafaza edilmesi önerilir.
Özellikle;
• Doğrudan güneş ışığından
• Yüksek sıcaklıktan
• Uzun süreli oda sıcaklığından
• Nem ve hava temasından
koruyunuz.
Kapağını her kullanımdan sonra sıkıca kapatınız.
Ürünü alırken temiz ve kuru kaşık kullanınız.
Uzun süre kullanılmayacak açılmamış ürünlerde ambalaj üzerindeki saklama talimatlarını esas alınız.
Arı sütü güçlü alerjik reaksiyon oluşturabilen arı ürünlerinden biridir.
Bal, polen, propolis, arı sütü veya diğer arı ürünlerine karşı bilinen alerjisi bulunan kişiler kullanmamalıdır.
Astım, ciddi alerji öyküsü veya daha önce arı ürünlerine karşı reaksiyon yaşamış kişiler özellikle dikkatli olmalıdır.
İlk kez kullanılacaksa yüksek miktarda başlanmamalıdır.
Dudak, dil veya boğazda şişme, nefes almakta güçlük, yaygın kurdeşen veya benzeri ciddi alerjik belirtilerde acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Hamilelik ve emzirme döneminde kullanım öncesinde sağlık profesyoneline danışılması uygundur.
Çocuklarda kullanım yaşa, vücut ağırlığına ve sağlık durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Düzenli ilaç kullanan veya kronik sağlık problemi bulunan kişilerin yoğun ve düzenli kullanımdan önce sağlık profesyoneline danışması önerilir.
Bu ürün ilaç değildir ve herhangi bir hastalığın teşhisi, tedavisi veya önlenmesi amacıyla sunulmamaktadır.
Kovanda yüz binlerce arının arasında yalnızca birkaç gram üretilen; işçi arıların kendi bedenlerinde oluşturduğu son derece özel bir salgı…
Bal değil.
Polen değil.
Bir bitki ekstraktı hiç değil.
Arı sütü.
Kovanın biyolojik düzeninin en sıra dışı ürünlerinden biri.
OR-MAN olarak amacımız bu kıymetli ürünü yalnızca bir şişeye doldurmak değil; yüksek nemli ve hassas yapısını anlayarak, taşıma sürecinde bal unu destekli stabilizasyon yaklaşımımızla mümkün olduğunca kontrollü biçimde size ulaştırmaktır.
Ürün size ulaştığında ise tabiatın bu hassas hammaddesine hak ettiği şekilde davranmanızı öneriyoruz:
Serin tutun, ısıdan ve ışıktan koruyun, doğru miktarda kullanın.
Çünkü arı sütünde kalite yalnızca üretildiği anda değil, kovandan sofraya kadar geçen bütün süreçte korunur.
OR-MAN büyüdükçe ormanlarımız büyüyor.